Second Life girişimcileri

Sanal hayat ortamı diye özetleyebileceğim Second Life isimli oluşumda para kazanan Türk girişimciler çoğalıyor. Aşağıdaki yazı ekşisözlük yazarlarından arzach tarafından yazılmış.

bu gun gecen yılın muhasebesini yaparken gordum ki second life’da kurdugum işim yeni yıla girişimizle birlikte 1.5 yilini da doldurmus oldu.

son 1.5 yildir tum gelirim sadece second life. baska is yapma ihtiyacı duymadım ve enerjimi buyuk olcude sl icindeki magazami gelistirmek, urunlerimin kalitesini arttirmak ve cesitli urunler hazirlamak icin harcadım. eger meslegimi reel hayatta yapiyor olsaydım su anda sl’da kazandigimdan az biraz daha fazla kazaniyor olacaktim muhtemelen. ancak hayatım bu denli ozgur ve bagimsiz olamayacakti. daha onceden ofis ortamında calistim ve kendime hemen hic vakit ayiramadıgım bir surec yasadim. simdi ise second life’in bana tanıdıgı ozgurluk sayesinde trafik, hava kosulları, ofis ortamının sıkıcı baskısı ve baskası icin uretmenin zorluklarından kurtardı. sırf bunun icin bile piyasadan kazanacagimin yarısını kazanıyor olmayı dert etmiyorum. urun kalitemi ve urun cesitliligimi arttirdikca, magazam gunden gune daha oturaklı ve isim yapmıs bir magazaya donustukce kazancımın artıyor olması da beni bu konuda pozitif dusunmeye itiyor.

acikcasi sl evden is yapma potansiyeli olan hemen herkes icin turlu firsatlar sunuyor. is alanları o kadar genis ki bunlara teknolojisi gelistikce yenilerinin de ekleniyor olusu bu ve benzeri ortamları yakın zmanda dunya ekonomisinden ciddi bir pay kapmis halde gorebiliriz. -ki dusunurseniz son yillarda evden calisan insan sayısında buyuk bir artis oldugunu goreceksiniz.benim second life’da yaptıgım is avatar tasarımı. zaten karakter tasarımı ve modellemesi yapardım. aynı isi simdi second life’da yapiyorum. insanlar kendi avatarlarının gorunumlerinden memnun kalmadıkları zaman magazama ugruyorlar ve aslında hepsi birer 2d texture ve 3d model olan urunlerimi satin alarak avatarlarını guzellestiriyorlar. bana biraz 3d sanatcısı biraz da sanal estetik cerrah diyebilirsiniz. bokunu cikarmak isterseniz, ben insan uretiyorum. ancak elbet sanal insanlar. bu insanlara farklı kıyafetler, her turlu eksesuar, obje uretiyorum. cogunlukla photoshop, zbrush, maya ve sl’in kendi modelleme arabirimini kulanıyorum.

elbet ilk zamanlarda urun kalitem berbattı. kendimi iyi bir modelci olarak bilirdim ancak texture calismalarim rezalet durumdaydı. ancak second life gibi oyunvari bir gorunume sahip olan hemen her ortamın en vurucu ogesi texture calismalaridir. modellerin primitifligini texture’ın guzelligiyle ortmeye calisirsiniz. haliyle bıkmadan, usanmadan calisip texture konusunda kendimi gelistirmeye cabaladım ve sonunda satilabilir bir seyler cikarmaya basladıgımda kendi magazamı actım.

magazam ilk etapta cok ufak ve urunlerimin kalitesi su goturur nitelikteydi. bende bu noksanlıklar karsısında fiyatlarımı piyasanın altında tuttum. ancak daha iyisini uretmek icin calisip arastirmaya da devam ettim. baskaları neler yapiyorlar, nasil yapiyorlar. aslinda teknigi hemen kaptim ancak sl normlarina gore satabilecek bir seyler uretebilmem zaman aldi. bana nelere dikkat etmem ve ne yonde calismalar yapmam gerektigini en iyi magazama yerlestirdigim bir dinleme cihazi ogretti. magazamdaki musterilerin buyuk bir kısmı sl’da her magazanın sahibinin magazayi dinledigini iyi bilir. bilmeyen de bilmedigi icin ortaya konusur. bir kac kisi magazanıza geldikleri zaman ki bunlar muhtemelen shooper’lar olurlar…surekli dolasir ve alisveris yaparak para harcarlar. ancak neyin iyisi nerede, kim kendi uretiyor kim hirsiz iyi bilirler. magazanızda da kendi aralarında urunler hakkında ortaya konusurlar. siz de onceden yerlestirdiginiz bir dinleme cihazi ile sl icindeyseniz o anda, degilseniz email’iniza gelen dokum sayesinde iceriyi dinlersiniz. ingilizce konusan iyi ancak fransızca ve almancaları, ozellikle ispanyolcalari nasil cevireceginiz size kalmis. ben usandim sadece ingilizce ve turkceleri okumaya basladım. gerisini salliyorum. neyse, boylece musterilerin fikirlerini ogrendim ve ona gore urunlerimde kimi yeniliklere gittim.

aynı zamanda bol bol dolastim. boylece tercih edilen magazaların urunlerini ve urunleri sergileme sekillerini incelemeye basladım. magazayı dizmek benim icin her zamansıkıcı bir is olsa da tasarımının kotu oldugu anlarda dahi urun kaliteliyse satis asla durmadı. yine de profesyonel bir magaza tasarımının satisa da populasyona da buyuk olcude katkısı oldugu asikar.

bununla birlikte ailemden ve arkadas cevremden de sl’a girenler oldu ve bu insanların bir kısmı sl’dan oldukca guzel kazanclar elde ettikleri isler kurdular. surekliligi ve duzenli geliri olan, gunden gune artan bir kazanc kapisi yarattılar. elbet tum bunları kurmak epey zamanımızı aldi. hatta bazı zamanlar gece gunduz demeden calismamiz gerekti. ancak isleri bir defa rayına oturttugumuzda da calismasak bile kazancımız devamlılıgını konurudugu gibi caliskanligimizin odulu olarak gunden gune de artti. dunyanın her yanından musterilerimiz oldu. yeni arkadaslıklar kurduk. is hayatını ogrenmis olmamız da cabası.

artik is hayatım o denli rahat ki istersem calisip istemezsem calismayabilecegim, calismasam da kazanabildigim ve calisirsam daha cok kazandıgım. kendime, hobilerime zaman ayirmami kolaylastiran sanal bir is hayatım var. kimi zaman insanlar bana ‘get a life’ diye ayar vermeye calissalar da ben vaktimin cok az bir kısmını second life’da geciriyorum. genelde olayim yukarıda saydıgım programlardan birisini kullanarak texture ya da model uretmek ya da ayaklarımı uzatip keyfime bakmak. muhtemelen bana -get a life- diyenler o anda bir ofiste aksam saat 6 olsa da kurtulsak kafasında omur tuketiyor oluyorlar. biliyor musunuz gun icinde canım istedigi an yatagima yatip uyuyorum, istedigim saatte kalkip istedigimde yatiyor olusum… bazen gunde 4-5 saat gitar calisiyorum. butun gun her seyi boslayip entry yazdıgım oluyor. gezip tozdugum, kitap okudugum, spor yapabildigim ve tum bunları canım her ne zaman istersen yapabildigim bir hayat yasiyorum ve bunu saglayan yegane sey second life’da kurdugum işimin bana tanıdıgı rahatlık.

sorarim size ”get a life” sozunu gercekte kim hakediyor?

Kaynak

Merak edip kurcalamak isteyenler için http://www.secondlife.com

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Leave a Comment